|
|
|
 |
FARE
|
|
Fareler insanın yiyeceğine ortak
olmasından dolayı çok zarar veren haşerelerdir. Özelikle
tahıl depolarında, evimizin kilerinde, un fabrikalarında,
ekin tarlalarında ve ev ortamında insanoğlunu zarara
uğratırlar. Fareler çok aç kalmadıkları sürece insana
saldırmazlar. Fakat bazı fare türleri insanlar
uyuduğu zaman insanın vücudunu kemirirler. Farelerin
ağzından akan tükürük insan vücudunu uyuşturur ve fareler
insanın bazı uzuvlarını yediğinde insan bunu his etmez.
Fareler ile mücadele bu bakımdan şarttır. Fareler
çeşidine bağlı olarak farklı isimler alır.
Fare denilince akla omurgalılar sınıfından küçük
kemirgenler gelir. Bu hayvanlar görünüş olarak tiksindirici
bir görünüşü vardır. Fare haşeresi diğer haşerelerden
farklı olarak iskelet sistemine sahip bir omurga sistemi
mevcut. İnsanın gen yapısına en yakın canlı olarak bilinen
hayvan faredir. |
|
|
|
Farenin İnsana en faydalı yönü
insanlar için yapılan ilaçların ilk önce fare
üzerinde denenmesidir. Bilim laboratuarlarında insan yerine
kobay olarak daima farenin kullanılması bilim açısından
farenin önemini belirtmektedir. Fareler beslenme
olarak hem bitkilerle beslenirler hem de etçildirler. Böcek
ve ölmüş hayvan etlerini de yerler. Fareler yaşam
olarak koloni halinde yani kalabalık halde yaşarlar.
Fareler yalnız yaşamazlar ve yalnız yaşamayı sevmezler.
Fareler besin bulduklarında kendi aralarında iletişim
sağlayarak diğer farelere haber verirler. Fareler
insanı ısırmasından çok insanın yiyeceğine ortak olmasından
ve yiyeceğine zarar vermesinden dolayı tehlikelidirler.
Farelerin insan yaşamı açısından zararları olduğu kadar
faydaları da vardır. Çünkü farenin gen yapısı insan
genine en çok benzeyen canlıdır. Tıpta ve biyoloji
laboratuarında tüm deneyler fare üzerinde
gerçekleştirilmektedir. Eğer deneyde kobay fare
yerine direk insan kullanılsaydı o zaman çok zor olurdu.
Çünkü yeryüzünde günde binlerce fare üzerinde deney
yapılmakta ve birçoğu da ölmektedir. Eğer insanlar olsaydı
bu çok ciddi insan krizine neden olurdu. Doğu Asya
kültüründe fareler yiyecek olarak tüketilir. Çin ve aç olan
Afrika insanları fareleri yiyerek beslenirler. |
|
|
 |
EV FARESİ |
|
Çok küçük ev faresi
3 cm civarındadırlar ve fındık faresi
olarak ta anılırlar, renkleri genelde gridir. Ev
faresi büyük kulakları, küçük gözleri ve
burunları vardır. Ev faresi pisliği
siyah pirinç büyüklüğünde ve ovaldir. Ev
faresi pisliğini etrafa saçar, yuvasını gıda
merkezlerine yakın oyuk ve boşluklarda yapar, ev ve
iş yerlerine yerleşir daha çok bodrum çatı ve
insanın yaşadığı ortamlarda daha çok görülür çok iyi
tırmanıcı ve sıçrayıcıdırlar. Ev faresi
çok çabuk ürer. Ev faresi gebeliği
18-21 gün sürer ve her seferinde 5-8 arası yavru
yapar. Yılda 5-10 döl verir. Çok
güçlü koku duyuları vardır. Yetişkin bir ev faresi
0.5 cm delikten geçer ve 4 metre yüksekten
atlayabilir. |
|
|
Çok küçük ev faresi boyu 3
cm civarındadır ve fındık faresi olarak ta anılır. Renkleri
genelde gridir. İsminden de anlaşılacağı gibi ev
faresi en çok insanların yaşadığı yerlerde görülür.
Ev faresi en küçük bir çatlak, yarık vb..
arasından kolayca geçerek evlerimizi istila eder. |
|
|
 |
ÇATI FARESİ |
|
Boy: 15 - 30 cm, Renk: Gri,
Kahverengi, Siyah, Uzun kuyrukları, kalın olmayan
vücutları, büyük kulak ve gözleri vardır.
Sıçanlar kentsel ve kırsal açık alanlarda
yaygınlardır. Büyük olmaları sebebiyle konutlarda
farelere göre
daha az bulunurlar.Ergin çatı faresi, kuyruğu hariç
15-30 cm boyunda ve 80-300 gr ağırlığındadır. Sivri
burunu, iri kulak ve gözleri olup, kahverengi veya
siyah tüylere sahiptir, çok iyi tırmanıcıdırlar.
Bina içleri ve altında, çatısında, çöp ve odun
yığınları içinde yaşarlar. Erginlerin dışkıları
lağım faresinin dışkısı gibi fakat sivri uçludur.
Çatı fareleri 4 ayda ergin hale gelir ve 12 ay
yaşarlar. Bir keresinde 4-8 yavru doğurur ve yılda 6
döl verebilirler. 12 mm den büyük aralıktan kolayca
geçebilirler. "Fareler Leptospirosis, Selmonella,
Brucellosis, Kuduz ve Şap gibi bir çok hastalığı
yayarak büyük tehlike teşkil ederler. Çatı
faresi evlerin çatı ve bodrumunda yaşayan boyca
büyük |
|
|
farelerdir. Çatı faresinin
boyu ve yapısı lağım faresine benzer fakat onlardan daha
küçüktür. Çatı faresinin boyu yaklaşık olarak
20 - 25cm kadardır. Çok güçlü ayakları var ve parmaklarının
uç kısmında sert tırnakları bulunmaktadır. Çatı
faresi bu sayede çok yüksek binalara ve çatı katlarına
kadar çıkaktadır. Çatı fareleri ortamda
bulunan her türlü yiyeceği yerler ve aynı zamanda etrafta
yakaladıkları böcekleri de yerler. Çatı faresi
de lağım faresi kadar tehlikelidir bu farelerde ev ortamına
yerleştiğinde gecelerin insanları kemirme özelliğine
sahiptirler. |
|
|
 |
LAĞIM FARESİ |
|
Ergin lağım faresi
kuyruğu hariç 18-25 cm boyunda ve 200-600 gr
ağırlığındadır. Lağım faresi küt
burunlu, küçük kulak ve gözlere sahiptir. Lağım
faresinin kaba tüyleri kahverengi siyah karın
bölgesi gri beyaz arası bir renktedir. Lağım
faresi daha çok kanalizasyon sistemi,
binaların bodrum ve alt katları ile depolarda, bina
dışında ise nehir kenarlarında, yol boyunca toprak
altında, çöp yığınları ve beton altında yuva yapar.
Ergin lağım faresi kuyruğu hariç 18-25
cm boyunda ve 200-600 gr ağırlığındadır. Küt
burunlu, küçük kulak ve gözlere sahip, kaba tüyleri
kahverengi siyah karın bölgesi gri beyaz arası bir
renktedir. Lağım fareleri daha çok
kanalizasyon sistemi, |
|
|
binaların bodrum ve alt katları ile
depolarda, bina dışında ise nehir kenarlarında, yol boyunca
toprak altında, çöp yığınları ve beton altında yuva
yaparlar. Erginlerin dışkıları iki ucu küt kapsül şeklinde
ve 20 mm kadar uzunlukta olabilir. 2-5 ayda ergin hale
gelir, bir yıl yaşarlar. Gebelikleri 3 hafta sürer. Bir
keresinde 7-8 yavru doğurur ve yılda 3-6 döl verebilirler.
Güçlü koku ve işitme duyularına sahiptirler. 12 mm den büyük
aralıktan kolayca geçebilir, 15 metre yükseklikten
atlayabilirler. Kemirmeyi severler ve en çok elektrik
kablolarını kemirdiği için de sık sık yangınlara sebep
olurlar. Diğer sıçanlara göre Lağım sıçanlarının
vücudu nispeten daha ağır olup, göz ve kulakları daha ufak
ve kuyrukları daha kısadır. Büyük olmaları sebebiyle
konutlarda farelere göre daha az bulunurlar. |
|